04 4

Test: MINI Cooper Clubman S

Mini_Cooper_Clubman_S_test (42).jpg 

Bu nasıl MINI?
 

Yolda görenlerin bu nasıl MINI diye dönüp baktığı Cooper Clubman, station karoseriyle diğer kardeşlerine yöneltilen “iç mekanı ufak” gibi eleştiri oklarını kırmaya çalışıyor.

Mini_Cooper_Clubman_S_test (22).jpgMini_Cooper_Clubman_S_test (24).jpgMini_Cooper_Clubman_S_test (20).jpg

Şimdiye kadar hatchback ve cabrio karoserle üretilen MINI, artık üçüncü karosere de sahip; bir stationwagon. 2001 yılında BMW bünyesine girene kadar kendi halinde bir halk otomobili olan Mini (BMW satın aldıktan sonra MINI oldu), 2001’den sonra adeta bir moda objesi oldu ve lifestyle otomobili olarak benimsendi. Aileye eklenen yeni Clubman’de MINI’ye  pratiklik ve daha geniş iç mekan gibi özellikleri ekleyerek bu moda objesini daha farklı bir boyuta ve stile sokuyor.

Clubman’i almak için İstinye’deki showroom’a gittiğimde test otomobilinin gelmesini beklerken, ilk olarak showroom içindeki Clubman’i gözüme kestirdim ve incelemeye koyuldum. Otomobilde ilk olarak baktığım yer bagaj bölümü oldu. Adeta ticari araç havasında çift kanat olarak açılan bagaj, çok şık krom kapı kollarına sahip. Bu kapakları açmaksa son derece pratik. Tutamakların arkasındaki düğmelere basın ve kapıları hafifçe çekin. Gerisini gazlı amortisörler hallediyor ve kapılar yavaşça dışarı doğru açılıyor. Kapatırken doğal olarak biraz daha fazla kuvvet harcıyorsunuz, fakat güzel çalışan bir sistem.

Mini_Cooper_Clubman_S_test (9).jpgMini_Cooper_Clubman_S_test (16).jpgMini_Cooper_Clubman_S_test (15).jpgClubman’a dış tasarım olarak baktığınızda tıpkı hatchback karoserli kardeşleri kadar sıra dışı olduğunu fark ediyorsunuz. Kardeşleriyle aynı burun yapısını paylaşan Clubman, 24 cm daha uzun. Bu fazlalığın 8 cm’si artan dingil mesafesiyle arka koltuktaki diz mesafesinde rahatlama sağlarken, kalanı bagaj hacminin büyümesinde kullanılmış. Tamam, 260 lt’lik bagaj hacmi kendisine rakip olarak gördüğü A3 Sportback ve Volvo C30 gibi kompakt hatchback’lerin gerisinde. Fakat hatchback MINI’de 160 lt’lik bagaj olduğunu hatırlamakta fayda var. Bir seperatörle iki kat olarak hizmet veren bagaj genç bir ailenin hafta sonu alışverişine yeterli gelecektir. Yandan görünümde camlı yüzeylerin büyüklüğüyle ve B sütunlarının camla kaplı olmasıyla dikkat çeken Clubman’in sağ tarafında çift, sol tarafında tek kapı var. Sağ taraftaki 40 cm genişliğindeki ikinci kapı ters yönde açılmasıyla arka tarafa iniş-binişleri kolaylaştırıyor. Kapıları kaparken aman dikkat, önce arka kapı, sonra ön kapı kapanacak. Arka koltuklardaki diz mesafesi otomobilin bir “MINI” olduğunu düşünürseniz iyi. Fakat bu arka koltuğa 190 cm’lik basketbolcuların oturabilmesi anlamına gelmiyor. More...Mini_Cooper_Clubman_S_test (37).jpgMini_Cooper_Clubman_S_test (35).jpgMini_Cooper_Clubman_S_test (34).jpgTavanı Dune Line adı verilen çıkıntılarla 2 cm yüksek olan Clubman’in C sütunları sanki tampona kadar iniyor ve aşağıdaki stop lambalarını da çevreliyor. C sütunu ve tampon kaplamaları için siyah veya gümüşi olmak üzere iki renk seçeneği sunuluyor.
Ben showroom’da durağan şekilde Clubman’i incelerken, test aracı canlı canlı kapıya geliyor ve ben de kapıya fırlıyorum. Gözüme ön çamurluktaki “S” logosu takılıyor. Daha önceden yaptığım telefon konuşmalarında Clubman test aracının alınabilecek tüm opsiyonlara sahip olduğu söylenmişti. Navigasyon, 17 inç jantlar vb… Fakat bana göre en önemli noktayı söylemeyi unutmuşlardı, motoru. Test aracı 1.6 lt 175 HP turbo motora sahipti ve bana göre en önemli donanım buydu. Sürücü koltuğuna kurulduğumda hatchback MINI’dekinden daha farklı bir hisse kapılmadım. Konsolun ortasında evdeki duvar saati boyutundaki okuması zor hız göstergesi (ortası navigasyon ve radyo istasyonu ekranı olarak görev yapıyor, alt tarafta krom kaplı son derece şık şalterler ve zevklice şekillendirilmiş bir iç mekan. Farkı anlamak için ya dikiz aynasına bakıp geri görüşü biraz olumsuz etkileyen çift parçalı bagaj kapağını görmeniz veya kafanızı geriye çevirmeniz gerekiyor.
Mini_Cooper_Clubman_S_test (41).jpgYola çıktığım zaman bir şeyi fark ediyorum. Clubman, hatchback kardeşlerinden ve hatta cabrio kardeşlerinden bile çok daha fazla dikkat çekiyor. Rotamı İstinye’den Maslak’a çevirdiğimden Clubman’i uzunca bir süre sıkışık trafikte kullandım. Otomobile olan bakışlar hayranlık ifadesi olmasa da, merak ve ilgi uyandırdığı kesin. Üstelik bu merak yaş ve cinsiyete göre de fark etmiyor. İTU civarında yeni nesil Corsa’nın içine doluşmuş genç kızlar siyah film kaplı camlarını indirip otomobili incelerken, BMW 7 Serisi’ndeki kalantor amca da göz ucuyla Clubman’i kesiyordu. Dikiz aynasından gerisindeki Clubman’e bakan Captiva ise öndeki otomobile vurmaktan son anda kurtuluyordu. İlgiden bunalan bense trafiğin biran önce açılmasını istiyordum. Kısa bir süre sonra yol açılıp, TEM’e bağlanınca yapmam gereken şeyi yapıyorum ve gaz pedalını döşemeye yapıştırarak bu ilgiden biraz olsun uzaklaşıyorum. Otomobilde bulunan 1.6 lt 175 HP’lik çift girişli (twin scroll) turbo motor PSA ve BMW’nin işbirliği sonucunda ortaya çıkmış ve her iki markaya da hizmet veriyor. Direkt enjeksiyonlu turbo motor gaz pedalından gelen emirlere büyük bir bağlılıkla itaat ederken, 6 ileri otomatik şanzıman bu emir-komuta zincirinde gecikmesiz ve sarsıntısız vites değişimleriyle sürücüsünün beklentilerini tam anlamıyla karşılayabiliyor. Otoyol kullanımında kabine yol sesi sızsa da aşırı rahatsızlık vermiyor ve yüksek hızlara çabucak ulaşabiliyorsunuz.
Düşük hızlarda giderken hızlanmak için dip gaz yaptığınızda yüksek gücün ve ülkemizin tozlu yollarının etkisiyle lastikler doğal olarak patinaja kalıyor. Gaz pedalının bilinçsiz kullanımı sonucunda virajlarda önden kayma isteği oluşsa da, gaz pedalından ayağınızı kaldırdığınızda otomobilin arkası hafifçe kendisini viraj dışına açmak istiyor ve eğlence başlıyor. Eğer ne yaptığını bilen bir sürücüyseniz iyi çalışan direksiyon sistemiyle ve gaz pedalı hareketleriyle otomobili yönlendirmek gerçekten keyifli. Viraj limitleri yüksek olan Clubman’in kullanımı kısa şasili MINI’den daha olgun ve ağırbaşlı olsa da; artan ağırlık ve büyüyen boyutların bu otomobilin oyuncu karaktere sahip olmadığı anlamına gelmiyor. Kısa Cooper S’ten daha dingin bir otomobil olmasına rağmen Clubman de kıpır kıpır  ve çok zevkli sürüşler sağlayan bir otomobil.
 Sonuç olarak; station otomobile ihtiyacı olmayıp, fakat station otomobil kullanmak isteyenlere göre bir otomobil olan Cooper Clubman S, hem moda objesi olarak, hem de kullanım zevki olarak çekici bir otomobil. Kısa versiyondan yaklaşık 2400 Euro daha pahalı olmasıysa (baz fiyatı 30.081 Euro) bu otomobile gönül verenlerin kararını etkilemeyecek seviyede olsa da, pahalı olduğunu da kabul etmek gerek.

Mini_Cooper_Clubman_S_test (33).jpgMini_Cooper_Clubman_S_test (32).jpgMini_Cooper_Clubman_S_test (2).jpg
  

Tarihçe
 

Güncel MINI Clubman birçoklarına yeni bir anlayış gibi gelse de, aslında kökeni 1960’lara dayanan bir karoser. İlk başlarda Morris Mini Traveller ve Austin Mini Countryman olarak satılan bu “shootingbrake” karoser (İngiltere’de özellikle avcılar için tasarlanmış, genelde karoserinde ahşap kaplamalar bulunan station) 1968 yılında BMC ve Leyland’ın birleşip British Leyland olmasından sonra isim değişikliğine uğradı ve Mini Clubman Estate olarak hayatına devam etti. 1960 ve 1969 arasında 207.000 adet satılan bu karoser, 1969’dan 1982’ye kadarsa yaklaşık 197.000 adet satıldı.


 + İmaj, performans, sürüş zevki, artan fonksiyonellik
- Süspansiyon konforu
 
MINI Cooper Clubman S otomatik teknik özellikler:


 

Motor
Sıralı 4 silindirli, 1598 cc, turbo
Maks. güç
175 HP – 5500 d/d
Maks. tork
240 Nm – 1600-5000 d/d(overboost 260 Nm)
Maks. hız
219 km/s
0-100 km/s
7.8 sn
Boyutlar
3958 / 1683 / 1432 mm
Boş ağırlık
1230 kg
Bagaj hacmi
260/930 lt
Tüketim (Ş.içi, ş.dışı, ort.)
9.8 lt/100 km, 5.4 lt/100 km, 7.0 lt/100 km

MINI Cooper Clubman S standart donanım:
 

ABS, EBD, DSC, çekiş kontrol sistemi, ön-yan-perde havayastıkları, spor modu, yol bilgisayarı, otomatik klima, yağmur sensörü, radyo-CD çalar, lastik basınç kontrol sistemi,

Yorum Yapın